KDV nedir? Ne değildir?

Bu yazımda yeni mükellef olanlara anlatmak en çok zorlandığımız vergi türlerinden biri Katma Değer Vergisi yani bilinen adı ile KDV konusunu anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle tüm vergi mükelleflere buradan bir kez daha yazarak açıklıyorum KDV sizin cebinize giren ya da cebinizden çıkan bir vergi türü değildir. KDV sizin tahsilatına aracılık ettiğiniz bir vergi türüdür.

Nasıl yani diyenler için küçük bir örnek;

-Diyelim ki tanesi 100 lira’dan kalem satıyorsunuz devlet derki sattığın her 100 liralık kalem için sattığın kişiden bana ödenmek üzere %18 oranından (KDV oranları sattığınız ürün ya da hizmetin türüne göre değişiklik gösterebilir) KDV tahsil et ve bana öde. Yalnız önemli ve işin kafa karıştıran kısmı ise şu sattığınız malın temin, depolama, satış, dağıtım ve pazarlama gibi giderleri için başka vergi mükelleflerinin sizden tahsil ettiği KDV tutarlarının ne olacağı. Ürün temini ve satışı için ödemiş olduğunuz KDV tutarını tahsil etmiş olduğunuz KDV tutarından düştükten tahsil ettiğiniz tutar fazla ise kalan tutarı develete ödemeniz gerekir.

Farkındayım biz meslek mensupları için çok kolay görünse de dışarıdan bakıldığımız zaman baya bir karışık geliyor. Ama maalesef KDV’nin daha basit bir anlatım şekli yok.

Aslında Katma Değer Vergisi yapısı itibari ile son tüketiciden tahsil edilmesi gereken ve ticari hayatın işleyişine ciddi anlamda sıkıntı oluşturan bir vergi türüdür. Ama ülkemizdeki vergi kanunlarının hayatın gerçeklerini gözardı edecek şekilde masa başında düzenlenmiş olmasından kaynaklı bir şekilde uygulamada ve tahsilatında ciddi sıkıntı yaşanmaktadır.

Katma Değer Vergisi kanunda yapılacak küçük bir iki değişiklik ile bu kafa karıştırıcı sorun ortadan kaldırılarak hem tahsilat oranları arttırılabilir hemde ticari hayat rahatlatılabilir.

Şöyle ki öncelikle vergi mükelleflerinin bir birleri ile yaptıkları ticari mal ve hizmet alımlarında Katma Değer Vergisi kaldırılmalı ve sadece nihai tüketicilere yapılan satışlardan Katma Değer Vergisi tahsil edilmelidir. Böylece vergi mükellefleri vadeli olarak yaptıkları satışlar için peşin peşin her ay Katma Değer Vergisi ödeme yükünden kurtulmuş olacaklardır.

İşin tahsilat yönüne gelince nihai tüketiciden nakit ya da kredi kartı ile yapılan tahsilatlarda devlet adına tahsilatına aracılık edilen tutar sorumluluğunu bilen vergi mükellefleri tarafından sırtlarına ekstra bir yük yüklenmediği için kolaylıkla devlete ödenebilecektir. Ödemeyen yine ödemez diyenleri duyar gibiyim burada devreye vergi tahsil elemanları girecektir. Örneğin belli bir tutarın üzerinde vergi borcu olanları banka hesaplarının haciz edilmesi geçici süre ile (tahsilat yapılana kadar) ticari faaliyetin durdurulması gibi.

Yazımı bitirirken Avrupa ülkelerindeki KDV oranları ilgili bir tablo paylaşmak istiyorum.

OECD ülkeleri KDV oranları

Görüldüğü üzere aslında Türkiye de ki KDV oranları öyle abartıldığı kadar yüksek değil hatta bir çok Avrupa ülkesine göre düşük OECD ülkeleri ortalamasının da bir tık altındadır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*